Nuri Kahraman - Giresun Kerasus Haber
DOLAR

49,3357$%0,13

EURO

55,3006€%0,01

STERLİN

65,3843£%0,19

GRAM ALTIN

6.635,08%-0,15

ÇEYREK ALTIN

10.843,00%0,78

BİST100

%

BİTCOİN

4140159฿%1.41508

Sabah Vakti a 02:00
Giresun PARÇALI BULUTLU 13°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Nuri Kahraman

Nuri Kahraman

09 Ekim 2026 Cuma

    Arkası Sıra Sıra Dağ, Önü Ovalarca Bağ; Çok Çeşmeli Bir Otağ: Altunhisar…

    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Bu topraklar stratejik konumu gereği, olalıdan beri tüm dünyâ topluluklarının ilgi odağı, uygarlıkların kesiştiği, ticâret yollarının geçiştiği bir nokta olmuş. Dolayısıyla Anadolu deyince kıyısı-köşesiyle bünyesinde en derin târihî geçmişi barındıran sıradışı bir coğrafya akla gelir.

    Arkası Sıra Sıra Dağ Önü Ovalarca Bağ Çok Çeşmeli Bir Otağ Altunhisar

    *TÂRİH ÖNCESİ, KAZI SONRASI*

    Nitekim; şahsen bu hafta sonu ilk geldiğimiz bir yer olarak Altunhisar’ı da bu meyânda araştırdığımızda, geriye kalan izler ışığında târihinin târih öncesi diyebileceğimiz dönemlere kadar inip uzandığını görüyoruz.

    Hattâ; buralarda kazı yapan arkeologların; “Biz şuraya kadar çalışma yapacağız. Oradan ötedeki kısımları bizden sonraki meslektaş nesillere bırakıyoruz!” şeklinde dolaşan ifâdeleri, buralarının çok zengin bir târih ve medeniyet geçmişi olduğunu, kazdıkça altından daha nice sürpriz bulguların çıkacağını göstermektedir.

    *KAPADOKYA BÖLGE, SELÇUKLU DAMGA*

    Kaldıki buralar İslâm öncesi olarak doğal Kapadokya bölgesi alâmetleri ve de Türkler sonrası olarak ta Beylikler, Selçuklu ve Osmanlı eserleri zenginliğini ihtivâ etmektedir.

    Geniş kaynaklara gitmeden, Altunhisar’ın resmî internet sitelerinden edindiğimiz özet bilgiler bile bu anlamda bize genel bir bilgi verip fikir sunmaktadır. Şimdi kısaca onlara bakıyoruz:

    *ESKİ YERLEŞİM, YENİ İLÇE

    “Altunhisar, Niğde ilinin Güney Batısında Hasandağı’nın eteklerinde kurulmuştur. İlçe’nin il merkezine mesafesi 35 km’dir. Tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte bölgede yapılan Höyük kazıları, ilçeye bağlı Yeşilyurt Köyünde bulunan Romalılara ait bir kilise, ilçenin doğusunda yaşam merkezi olarak kullanılan mağaralar ve Niğde yöresi tarihi göz önüne alındığında ilçe tarihinin neolitik döneme uzandığı ve eski bir yerleşim yeri olduğu görülmektedir.”

    *BİR CÂMİ, BİR DE ÇEŞME*

    “Malazgirt Zaferinden sonra Konya ve Niğde ile birlikte Selçuklu Devleti egemenliğine giren ilçenin o dönemki adı önce Andugu sonra da Ortaköy olmuştur. Selçuklu Devleti sonrası Karamanoğulları egemenliğine giren ilçede Karamanoğlu Yakup Bey’e ait bir cami bir de çeşme bulunmaktadır.”

    *EVLİYÂ ÇELEBİ; MÂMUR KAZÂ*

    “Fatih Sultan Mehmet Döneminde 1471 yılında Niğde ile birlikte burası da Osmanlı topraklarına dahil olmuştur.   

    Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Bor’dan Aksaray’a giderken geçtiği Ortaköy’den şöyle bahsetmektedir “Bir vasi ve mahsuda ova olup; bağ, bahçe, cami, mescit ile areste mamur bir kazadır. Bu karyeye bağlı 36 pare nahiye ve köyleri vardır” demiştir.”

    *ORTAKÖY’DEN ALTUNHİSAR’A*

    “Cumhuriyet’in ilanından sonra 1928 yılında Nahiye olan ilçenin Ortaköy olan ismi 1956 yılında güneyindeki Altıntaş ovasından esinlenerek Altınhisar olarak değiştirilmiş, 1991 yılında da Niğde ye bağlı Altunhisar adı ile ilçe konumuna getirilmiştir.”

    *ÜST TARAFI DAĞ, ALT TARAFI BAĞ*

    Gördüğümüz ve de yukarki metinde de belirtildiği şekliyle burası üst tarafı anlı-şanlı yükseltilerle çevrili, kendini bu dağlara yaslayıp eteklerine tutunmuş, önü geniş, verimli, engin, âdetâ ufuklarca denilecek bir ova husûsiyetleriyle berâber güzel bir yerleşim merkezi. Topraklarının oldukça münbit, meyvelerinin tatlı, sebzelerinin semizliği hususları kendini açıkça belli ediyor.

    *SU GELİR GÜLDÜR GÜLDÜR*

    Bu berekette, -her ne kadar son yıllarda ülkemizin tüm bölgelerinde yaygınlaşan vahşi sulama sistemleri topraktaki genel su seviyesini oldukça düşürmüş olsa da, buradaki ulu- dağlardan gelen zengin suların etkisi olduğu muhakkak. Öyle ki, burada dikkâtimizi çeken bir diğer husus ta şehir içerisinde bol çeşmenin yer almasıydı. Bu gelenek belki de, yaptırdığı câmiin yanına bir de çeşme konduran Karamanoğlu’nun örnekliğinin eseriydi.

    *ATEŞ UYGARLIĞI, SU MEDENİYETİ*

    Dünyâyı baştan başa yangın yerine çeviren son çağların uygarlık iddialarının aksine bizim medeniyetimiz sonuçta, öncelikle ateşleri söndüren bir su medeniyetidir. Onun için bedenen olduğu kadar rûhen de, ahlâken de temiz bir medeniyettir. Çağın kirliliklerine el atıp Allâh C.C.’ın izniyle temizleyecek olan da yine bizim medeniyetimiz olacaktır inşâllâh.

    *KİRLİ DÜNYÂ, TEMİZ GAZZE*

    Son Gazze olaylarıyla berâber dünyânın geldiği nokta da bunu işâret etmektedir. Yâni Türk artık sâdece gönül coğrafyadı olarak değil, kâhir beşeriyet nezdinde de ümit hâli kesbetmiş, daha da bir beklenendir gibi gözüküyor. İnşâllâh diyelim ve de bunu tez zamanda göstermesi için Rabbimize yalvaralım.

    *ÇEŞME SEVİNCİ, HİZMET YARIŞI*

    İnşâllâh derken, bu arada çeşmelerin, gelişigüzel değil de, okul, pazar, çarşı gibi insanların yoğunluk arz ettiği yerlere yakın inşâ edilmesi ve genellikle üzerinde yaptıranların isimlerinin de bulunması bunun halkın bir icraatı olması bağlamında belde adına gurur vericiydi.

    *SU GİBİ AZİZ OLUNUZ*

    Altunhisar’ı yerleşimlerin kâhir ekseriyetinden farklı kılan bu husûsiyetinden dolayı tebrik ediyor; onun güzel insanlarına; “Su gibi aziz olun!” diyoruz. Darısı tüm beldelerin başına inşâllâh.

    Hattâ kimi yerlerde, koca koca şehirlerde dahî hiç çeşme yok. Sebebi araştırıldığında marketlerin su satışlarının olumsuz etkilenmemesi için falan gibi gerekçeler ileri sürülüyor ki, insan; “Hiç öyle şey olur mu?” demekten kendisini alamıyor.

    *YAPACAK USTASI YOK!*

    Şimdi de, gel gelelim; çeşmenin birinde hayır sâhiplerinin adı yerinde şu meşhur, anonim dörtlük vardı:

    BU ÇEŞME NE GÜZEL ÇEŞME

    SU İÇECEK TASI YOK

    KIRMA İNSAN KÂLBİNİ

    YAPACAK USTASI YOK!

    Ne kadar anlamlı değil mi? Tabiî, anlam ve mesaj çok açık. İlk anda açıklamayı gerektirmiyor gibi. Ancak sözün yalın anlamı kadar sarf yeri, vasfı, bağlamı ya da wesîlesi de çok önemli. Nitekim; bakın, anlatayım:

    *TOKAT, BAYRAM, KARTPOSTAL*

    Allâh C.C. rahmet eylesin. İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’nde okurken yurtta 4 yıl berâber kaldık Tokatlı Ahmet ÖZDEMİR Ağabeyle. Yeni mezun olduğumuz günlerdi. Bir bayram. O zamanlar mektuplu zamanlar; bayramlara has postayla tebrikler gönderilirdi. Bayram öncesi kitapçıların hâricinde ayrıca mevsimlik kartpostal satıcıları da olurdu.

    *KART, GAZETE, KİTAP, TELEFON*

    Şimdi hiç yok. Tıpkı benim Altunhisar’da gazete satan yer arayıp ta bulamadığım gibi. Geçen gün gazete getiren oğluma sordum; ben onu il merkezinden almıştım dedi. Demek ki burada yok.

    Her neyse; çağ çok hızlı değişiyor. Kimileri için kitap bile demode oldu artık. Telefon var ya; her şey orda diyorlar. Ben her şeye rağmen kitap diyorsam da genel geçer gerçek bu maalesef.

    *SÖZ GÜZEL AMA; GEL GÖR Kİ!**

    Evet, ne diyorduk; tebrik. Biz de bunun için dolaşırken üzerinde yukardaki sözün yazdığı bir kartpostal gördük. Söz hoşumuza gitti, aldık. Sonra da onu Ahmet Âbi’ye göndermişiz. O arada, yaz mevsimi, köye çıktıydık. O arada tebriğe cevap geldi; ama altına:

    – Nûri Kardeş; hayr’ola, ne hatâ yaptık? Bir kusurumuz olduysa söyle, kendimizi affettirmeye çalışalım! şeklinde bir soru ve sitem notu düşülmüş olmasın mı?

    *MALDA NİSAP, SÖZDE HESAP*

    Hâlbuki sâdece söz güzel diye öylesine göndermiştik. Demek ki; karşıdakinin nasıl algılayacağını da hesap etmek gerekirdi.

    Durumu îzah ettik tabiî. Hakîkâtli, anlayışlı, üzerimizde çok hakkı olan, güzel bir ağabeydi. Tekrar helâlleştik. Öyle ya; 4 yıl süren bir hukûk söz konusuydu. Allâh C.C. ganî ganî rahmet eylesin. Bizleri lütfûyla Efendimiz S.A.V.’in komşuluğunda buluştursun. Âmîn…

    *GAZZE, TÜRKİSTAN, ALTUNHİSAR*

    Değerli dostlar; bugünlük te bu kadar. Tekrar görüşmek dileğiyle sözlerimize son verirken, başta Gazze ve Doğu Türkistan olmak üzere tüm mazlum ve mağdurlara kurtuluşlar ihsân buyurması niyâzıyla Rabbimize yalvarıyor, bugün peşpeşe cenâze namazını kıldığımız, Niğde Vâlimiz Sn. Nedim AKMEŞE başta olmak üzere ilden ve civar ilçelerden mülkî âmirler, bürokrasi ve siyâsetten yetkililerle berâber geniş bir halk katılımıyla ebediyete uğurlanan,

    *GİDENLERE RAHMET, KALANLARA DUÂ*

    önceki gün Bor’da motosikletleriyle geçirdikleri kazâ netîcesi olay yerinde vefât eden Medîne (18), Mustafa (16) ÖZCÜ kardeşlere ganî rahmetler, acılı âile efrâdına engin sabır dilekleriyle berâber, Mevlâmızın kimselere böyle acılar yaşatmaması duâsıyla, Altunhisar’dan cümleye sevgiler-saygılar sunuyoruz wes’selâm…

    Arkası Sıra Sıra Dağ Önü Ovalarca Bağ Çok Çeşmeli Bir Otağ Altunhisar

    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Arkası Sıra Sıra Dağ Önü Ovalarca Bağ Çok Çeşmeli Bir Otağ Altunhisar

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.